Kadın Danışma Merkezleri “Şiddete Mor Müdahale” ile güçleniyor

Ankara’da kadınlara yönelik şiddetle mücadelede yerel hizmet mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefleyen Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Mor Müdahale Projesi, Kadın Danışma Merkezlerinde çalışan uzmanları güçlendiriyor. Haziran 2025’te başlayan ve 9 ayı geride bırakan proje, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye ve Kadın Dayanışma Vakfı ortaklığında yürütülüyor. Projede bugüne kadar 58 uzmana ulaşıldı.

Tarih:

KDV fotoğraf
Katılımcılar, Kadın Dayanışma Vakfı'nın düzenlediği farkındalık eğitiminde. Fotoğraf: Kadın Dayanışma Vakfı

Kadın Danışma Merkezleri, şiddete maruz bırakılan kadınların çoğu zaman ilk başvuru noktası olması nedeniyle kritik bir rol üstleniyor. Kadınların yargılanmadan dinlenebildiği, bilgiye erişebildiği ve çok yönlü destek alabildiği bu merkezler, şiddetten uzaklaşma sürecinin ilk ve en önemli adımlarından birini oluşturuyor. Proje, bu merkezlerde sunulan hizmetlerin kadınların güçlenmesini esas alan, hak temelli ve feminist bir yaklaşımla geliştirilmesini hedefliyor. Bu hedefe yönelik olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yenimahalle Belediyesi ve Çankaya Belediyesi Kadın Danışma Merkezlerinde görev yapan uzmanlara yönelik kapsamlı kapasite geliştirme faaliyetleri gerçekleştirildi.

Belediyelerin kadın danışma merkezi çalışanlarını hedefleyen proje kapsamında, kapasite geliştirme atölyeleri, süpervizyon çalışmaları, deneyim paylaşımı atölyeleri ve iyi olma halini desteklemeye yönelik travma etkili yoga buluşmaları düzenleniyor. 

Kapasite geliştirme atölyelerinde, toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet türleri, feminist ilke ve yöntemler, hukuki çerçeve (6284 sayılı Kanun), görüşme teknikleri ve veri toplama gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar, atölye kapsamında kadınlarla çalışırken yargılamadan dinlemenin, kadınların kendi kararlarını desteklemenin ve dayanışma temelli bir yaklaşım benimsemenin önemine dair bilgi ve becerilerini geliştirdi.

Çankaya belediyesi
Çankaya Belediyesi'nden uzmanlar, Kadın Dayanışma Vakfı'nın eğitiminde. Fotoğraf: Kadın Dayanışma Vakfı

Kadın Dayanışma Vakfı proje kapsamında ayrıca, sahada çalışan uzmanların karşı karşıya kaldığı ikincil travma ve tükenmişlik risklerine karşı düzenli süpervizyon desteği sağladı. Süpervizyon çalışmalarında, zorlayıcı vakalarda yaşanan duygular, mesleki sınırlar ve vakaların daha iyi yönetilme yolları ele alındı.

Projenin bir başka ayağı ise yoga buluşmaları oldu. Kadın Danışma Merkezlerinde çalışan uzmanların iyi olma halini desteklemek amacıyla düzenlenen travma etkili yoga buluşmaları bedensel farkındalık, sinir sistemi regülasyonu ve stres yönetimi becerilerini güçlendirdi. Sekiz hafta süren bu çalışmalar sonucunda katılımcılar, mesleki dayanıklılıklarının arttığını ve danışmanlık süreçlerini daha sürdürülebilir şekilde yürütebildiklerini ifade etti.

Projenin önemli bileşenlerinden biri olan deneyim paylaşım atölyesinde ise belediyeler, kamu kurumları, baro temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından uzmanlar bir araya geldi. Toplantıda; sahada karşılaşılan zorluklar, hizmetlere erişimdeki engeller ve kurumlar arası iş birliği ihtiyaçları ele alındı. Kadınların destek mekanizmalarına erişim süreçlerinin güçlendirilmesi ve hizmetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması için ortak çözüm önerileri geliştirildi.

Benzer zorluklarla karşılaşan uzmanların bir araya gelmesi, ortak yaşantıların paylaşılması duygusal dayanışmayı ve “yalnız değilim” hissini güçlendiriyor. Birlikte düşünmek, paylaşmak ve ortak duygulara temas etmek hem bireysel dayanıklılığı hem de kolektif dayanışmayı besliyor.

Gevher Gündüz Şenel, Kadın Dayanışma Vakfı Psikoloğu
Görsel
KDV foto
Yenimahalle Belediyesi
Yenimahalle Belediyesi çalışanları, Kadın Dayanışma Vakfı'nın düzenlediği bir eğitimde. Fotoğraf: Kadın Dayanışma Vakfı

Yenimahalle Belediyesi Kadın Danışma Merkezi’nden Sosyolog Ayşenur Korkmaz ise deneyim paylaşımının önemine dikkat çekerek, “Şiddetin yarattığı engelleri birlikte aşmak, kadınların kendi hayatlarını kurma iradesini desteklemek ve kolektif çözümler üretmek üzerine yürüttüğümüz bu tartışmalar, sahada gerçek değişimler yaratmak için bize yeni pencereler açıyor,” dedi.

Altındağ Sosyal Hizmet Merkezi’nden Sosyolog Fikriye Binici de atölyenin bütüncül yaklaşımına vurgu yaparak, “Kadın merkezli dayanışmanın güçlenmesi ve sahadaki mekanizmaların birlikte değerlendirilmesi, mesleki pratiğime yeni perspektifler kazandırdı. Deneyim paylaşım çalışmalarının, kadınlarla ve kadınlar için çalışanların güçlenmesine anlamlı katkılar sunduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bireysel değil yapısal bir sorun olduğu gerçeğinden hareketle proje, kadınların kendi hayatlarının öznesi olarak güçlenmesini merkeze alıyor. Yerelde kurulan bu güçlü iş birlikleri ve dayanışma ağları, kadınların şiddetten uzak, bağımsız bir yaşam kurma süreçlerinde hayati bir rol oynuyor.

UN Women Türkiye, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların güçlenmesi için yerel ve ulusal düzeyde iş birliklerini güçlendirmeye ve kapsayıcı, sürdürülebilir çözümler üretmeye devam edecektir.

1993 yılında kurulmuş olan Kadın Dayanışma Vakfı, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ve toplumsal cinsiyet eşitliğine adanmış bağımsız bir kadın örgütüdür. Bünyesindeki Kadın Danışma Merkezi aracılığıyla şiddete maruz bırakılan kadınlara hukuki, psikolojik ve sosyal destek sunmaya devam ediyor. Merkez, her yıl binden fazla kadından başvuru alıyor.

UN Women’ın Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle uyguladığı “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Güçlü Sivil Alan” projesinin 2. Fazı kapsamında Kadın Dayanışma Vakfı tarafından hayata geçirilen Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Mor Müdahale Projesi, şiddete maruz bırakılan kadınların yerel yönetimler tarafından sunulan nitelikli ve kadın dostu koruyucu hizmetlere erişimini artırmayı amaçlıyor.