Sağlık çalışanları kadına yönelik şiddetle mücadelede güç birliği yaptı

Birinci basamak sağlık hizmetleri, şiddete maruz kalan kadınların en erken ve en erişilebilir başvuru noktalarından biri. Bu nedenle sağlık çalışanlarının şiddeti fark etme, doğru dil ve yaklaşımla müdahale etme kapasitesi, şiddetin erken fark edilmesini ve kadınların destek mekanizmalarına yönlendirilmesini mümkün kılıyor. Bu kritik rolü güçlendirmek ve görünür kılmak amacıyla, UN Women’ın sivil toplum ortağı Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) bir proje yürütüyor.

Tarih:

 

Ağ üyeleri, TAPV etkinliğinde birarada. Fotoğraf: TAPV
Ağ üyeleri, TAPV etkinliğinde birarada. Fotoğraf: TAPV

Kadınlarla sağlık sistemi arasındaki ilk ve en erişilebilir temas noktası olan aile sağlık merkezi, sağlıklı hayat merkezi gibi birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiği kurumlar, şiddetin erken fark edilmesi ve kadınların destek hizmetlerine yönlendirilmesinde kritik bir rol oynuyor. Kadınların bu kurumlara kolaylıkla erişebiliyor olması, birinci basamak sağlık hizmetlerini şiddet risklerinin erken fark edildiği kritik bir başvuru noktası haline getiriyor. Şiddete maruz kalan kadınların ilk başvurdukları yer olduğu için bu kurumlardaki personelin kadınlara yönelik şiddetle mücadele konusunda güçlenmesi önem kazanıyor.

Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Ağı, sağlık çalışanlarını kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda güçlendirmek ve kurumlar arası koordinasyonu sağlamak amacıyla kuruldu. Ağın temelleri, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı tarafından UN Women ortaklığında yürütülen Şiddete Maruz Kalan Kadınlara Yönelik Sağlık Hizmet Mekanizmalarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında Kasım 2022–Nisan 2024 tarihleri arasında atıldı. 

TAPV projesi kapsamında hayata geçen bu ağ, kentsel ve kırsal alanlarda görev yapan ebeler, hemşireler, aile hekimleri, aile hekimliği uzmanları, sosyal hizmet uzmanları gibi sağlık çalışanlarını ve meslek örgütlerini çatısı altında buluşturdu. İlk etapta 18 meslek örgütünün katılımıyla kurulan ağ, daha sonra 21 kuruluşun üye olduğu bir yapıya dönüştü. Bir öğrenme platformu olarak faaliyetine başlayan ağ, atölye çalışmaları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve savunuculuk çalışmaları yapıyor. 
 

Bu ağ sayesinde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin kadına yönelik şiddeti tespit etme ve bildirme konusundaki sorumluluklarını; aile hekimliğinde görev yapan hemşirelerin, ebelerin ve hekimlerin birlikte neler yapabileceğini ortaya koyuyoruz. Birinci basamak, şiddete müdahalede en erişilebilir alanlardan biri. Aile sağlığı merkezlerinde şiddeti tanımak ve tanımlamak kadınların hayatında gerçek bir fark yaratabilir.

Özlem Kayacan Aksoy, Birlik ve Dayanışma Sendikası
Görsel
Özlem Kayacan Aksoy

Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Ağı, TAPV projesinin UN Women ortaklığıyla yürüttüğü projenin ikinci fazında da faaliyetine devam ediyor. Bu kez ağ, sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddetle mücadelesini güçlendirmek amacıyla sağlık, sosyal hizmetler ve hukuki alanlarda koordineli bir şekilde çalışmaya odaklanıyor. Bu kapsamda, kadını merkeze alan bir vaka yönetimi ve hizmet protokolü geliştirildi.  Ağ üyeleri tarafından geliştirilen hizmet protokolü, şiddete maruz kalan kadını hizmetlerin merkezine alarak bütüncül bir şekilde güçlendirmeyi amaçlıyor. Hizmet protokolünün, gerçek hayatta uygulanabilirliğini test etmek amacıyla, gönüllü birinci basamak sağlık çalışanlarıyla pilot uygulama yapılacak.

Ebelikte Eğitim Araştırma Geliştirme Derneği (EBEARGE) Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Dönmez, geliştirilen bu hizmet protokolüyle ilgili olarak şunları söylüyor: “Sağlık çalışanlarını hedefleyen bu protokol şiddet vakalarında ne yapılacağını, nasıl hareket edileceğini ve nereye yönlendirme yapılacağını net biçimde tanımlayarak güçlü ve kapsayıcı bir sağlık sistemine katkı sunacak.”

Ebeler olarak, kadınların yaşamlarında en erken ve en güvenli temas noktalarından birinde yer alıyoruz. Bu ağ, sağlık çalışanlarını kurumsal destek ve mesleki iş birliği yoluyla güçlendirirken, şiddet yaşayan kadınlar için de yalnız olmadıklarını hissettiren bir kapı aralıyor.

Doç. Dr. Ayşegül Dönmez, EBEARGE Yönetim Kurulu Başkanı
Görsel
Aysegul Donmez

Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Ağı, aynı zamanda kadına yönelik şiddet konusunda ortak bir dil geliştirmeye de odaklanıyor. Sağlık çalışanlarının benimseyeceği ve şiddete maruz kalan kadını merkeze alan hak temelli dil, kadınların yaşadıkları sorunları daha açık bir şekilde anlamalarına ve anlatmalarına yardımcı olabiliyor. 

Bunun önemini TAPV Proje Koordinatörü Ayşe Tek şöyle anlatıyor: “Örneğin kadın merkezli ya da travma bilgili bir yaklaşım yoksa, şiddete maruz kalan kadın yaşadığı sorunu açmakta daha fazla güçlük çekiyor. Ya da sağlık çalışanının kadını etiketleyen, yalnızlaştıran ve ötekileştiren bir dili de olabiliyor. Bu da şiddete maruz kalan kadının yeniden travmatize olmasına neden oluyor. Bu alanda sağlık çalışanlarıyla ortak bir dil kullanmak ve çalışanların kapasitesini güçlendirmek için çalışıyoruz.”

UN Women, TAPV ile 2022 yılından bu yana yürüttüğü ortaklık kapsamında, şiddete maruz kalan kadınların şiddetten korunması ve hak temelli destek mekanizmalarına erişimini, şiddeti önleme, şiddetten korunma ve şiddeti önlemek için bütüncül politikalar geliştirme yaklaşımı temelinde güçlendirmektedir.

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı’nın “Şiddete Maruz Kalan Kadınlar İçin Sağlık Sistemi Mevzuatının Uygulama Adımlarıyla Güçlendirilmesi” projesi, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Güçlü Sivil Alan” projesinin ikinci fazı kapsamında UN Women ortaklığında yürütülmektedir.