Bakım ekonomisi neden çağımızın en dönüştürücü yatırımlarından biri? İşte 5 neden:

Tarih:

Arif photo
Bir baba çocuğuna yemek yediriyor. Fotoğraf: Tayfun Dalkılıç / UN Women

Bakım emeği, her ekonominin ve toplumun temelini oluşturur ve insanların esenlik halinin merkezinde yer alır. Bakım yalnızca bireysel veya hane içi bir mesele değil, toplumsal refahın, ekonomik sürdürülebilirliğin ve insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. 

Güçlü ve kapsayıcı bakım sistemlerine yatırım yapmak insan onuruna yakışır işler yaratır, ekonomik refahı artırır, toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletir, insan haklarını güçlendirir ve toplum refahını ve dayanıklılığını arttırır.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), bakımın toplumsal ve kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmasını destekler. Bu çerçevede, bakım sorumluluklarının kadınlar ve kız çocukları üzerinde orantısız dağılımını azaltmak, bu sorumlulukların kamu, haneler ve işverenler arasında, hane içinde ise kadınlar ve erkekler arasında eşit paylaşımını teşvik etmeyi ve herkes için erişilebilir, nitelikli ve uygun maliyetli bakım sistemlerinin geliştirilmesini desteklemektedir.  

Temel kavramlar:

Bakım emeği (bakım işi): Hane içinde ve dışında, ücretli veya ücretsiz olarak gerçekleşen, bireylerin fiziksel, duygusal, psikolojik ve gelişimsel iyi olma hâlini sürdüren faaliyetlerin tümüdür.

  • Doğrudan bakım: Bakım alan kişiyle doğrudan etkileşimi içeren faaliyetler (çocuk bakımı, hasta bakımı, yaşlı bakımı vb.)
  • Dolaylı bakım: Bakım için gerekli koşulları sağlayan faaliyetler (yemek, temizlik vb.)

Bakım ekonomisi: Bakım ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bakım hizmetlerinin üretimi ve tüketimine dayalı tüm ekonomik faaliyetleri kapsar. Bu kapsam ücretli ve ücretsiz bakım emeğini, doğrudan ve dolaylı bakım faaliyetlerini, bakım sağlayan ve alan kişi ve kurumları içerir.  

child play
Bir çocuk hulalupuyla oynuyor. Fotoğraf: İlkin Eskipehlivan / UN Women
  1. Bakım emeği ekonomileri ayakta tutar.

Bakım işi günlük yaşamın sürdürülmesinin, işgücünün yeniden üretiminin, toplumun ve gezegenimizin refahı ve devamlılığının temelidir. Bu nedenle bakım, ücretlendirilmiş ekonomik üretim faaliyetlerinin görünmeyen ama vazgeçilmez altyapısını oluşturur. Ücretli olsun ya da olmasın bakım işi bir üretim faaliyetidir. Ekonomik faaliyetler yavaşlayabilir ya da durabilir ancak bakım işi her koşulda sürer. Buna karşılık bakımın aksaması insanların sağlığını, refahını ve üretkenliğini doğrudan etkileyerek ekonomik faaliyetlerin ve yaşamın sürdürülebilirliğini zayıflatır.  

Artan yaşam süresi, nüfusun yaşlanması ve bakım ihtiyacı duyan kişi sayısındaki yükseliş, bakım hizmetlerine yönelik yatırımların hem toplumsal refahın korunması hem de ekonomilerin işleyişinin desteklenmesi açısından önemini artırmaktadır.

  • Küresel olarak yaklaşık 350 milyon çocuk bakıma ihtiyaç duyuyor. 2030’a kadar dünya genelinde 2,3 milyar insan bakıma ihtiyaç duyacak. 2015’te bu rakam 2,1 milyardı.
  • ILO’ya göre dünya çapında bakım işgücü yaklaşık 381 milyon çalışandan oluşmaktadır. Bu rakam, toplam küresel istihdamın %11,5’ine, kadın istihdamının %19,3’üne ve erkek istihdamının %6,6’sına karşılık gelmektedir.  
  • Bakım emeğinin ekonomik karşılığı çoğu zaman görünmez; oysa ekonomiler için çok büyük bir değer üretir. Bazı ülkelerde bu emeğin karşılığı gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) %40 kadarına denk gelir.
  • Bakım sektörüne yapılan yatırımlar, pek çok sektöre yapılan yatırımlara kıyasla daha yüksek istihdam yaratma potansiyeline sahiptir.
  • Bakım ekonomisi aynı zamanda yeşil bir ekonomidir: daha düşük çevresel etkiyle istihdam yaratır ve sürdürülebilir kalkınmayı destekler. 

    2. Bakım emeğinin paylaşılması, toplumsal cinsiyet eşitliği için kritik.

Bakım emeğinin karşılığını bulmaması, bakım işinin toplum içinde eşitsiz dağılımı, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin temel belirleyicilerinden biri. Bakım sorumluluklarının orantısız biçimde üstlenilmesi kadınlar ve kız çocuklarının eğitim, istihdam, gelir elde etme, toplumsal ve kamusal hayata katılım haklarını sınırlar.  

  • Dünyada kadınlar ve kız çocukları, erkeklere kıyasla günlük 2,5 kat daha fazla ücretsiz bakım işi üstlenmek zorunda bırakılıyor.  
  • Türkiye'de kadınlar ev işi ve aile bakımına 4 saat 3 dakika ayırırken, erkekler 58 dakika ayırıyor.
  • Küresel ölçekte çalışma çağındaki kadınların %45’i (708 milyon kadın) ücretsiz bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücü dışında kalırken erkeklerde bu oran yalnızca %5.

Bu nedenle bakım politikaları, bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, bakım emeğinin görünür kılınmasını, dolaylı bakım süreçlerinin daha az zaman ve emek gerektirecek şekilde desteklenmesini ve bakım sorumluluklarının daha eşit paylaşılmasını hedefler. Aynı zamanda bakım alanında çalışanların insan onuruna yakışır koşullarda çalışmasını, bakım verenler ile bakım alanların karar alma süreçlerine katılımını ve herkes için erişilebilir, düşük maliyetli ve nitelikli bakım sistemleri için yeterli kaynak ayrılmasını kapsar.

baba kitap okuyor
Bir baba çocuğuna kitap okuyor. Photo: UN Women

3. Bakım bir insan hakları meselesidir ve bir kamusal fayda alanıdır.

Güçlü bakım sistemleri, hem bakım verenlerin hem de bakıma ihtiyaç duyanların onurunu ve haklarını güvence altına almak için esastır. Herkesin kaliteli bakım hizmetlerine erişim hakkı olduğu gibi, bakım sağlayanların da insan onuruna yakışır koşullarda çalışma hakkı vardır. Bireyler yaşamlarının farklı dönemlerinde çeşitli bakım ihtiyaçları içindedir. Çocukların güvenli ve nitelikli erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerine erişimi, yaşlı bireylerin ihtiyaç duydukları destek ve bakım hizmetlerine erişimleri, hastalık dönemlerinde bireylerin bakım hizmeti alabilmeleri temel bir hak meselesidir. Bu nedenle bakım, yalnızca ailelerin üstlenmesi gereken özel bir sorumluluk değil, devlet, toplum ve işverenler tarafından desteklenmesi gereken kamusal bir sorumluluktur. Bakım ekonomisine yatırım yapmak, insan onuruna yakışır işler, bakım çalışanlarının işçi hakları, sosyal koruma politikaları ve herkesin haklarını gözeten nitelikli hizmetler anlamına gelir. Ücretli bakım emeği büyük ölçüde kadınlar tarafından yapılır ve çoğu zaman düşük ücretli ve uzun saatlidir.  

  • Sağlık, çocuk bakımı ve ev içi hizmetler dahil bakım sektöründeki çalışanların üçte ikisi kadındır ve bunların birçoğu göçmendir.
  • Küresel olarak ücretli ev işçilerinin %80’i kadındır. Buna rağmen ev işçilerinin %90’ının eşit ve kapsayıcı sosyal güvenliğe erişimi bulunmuyor.

4. Çatışmalar ve krizler bakım sistemlerini zayıflatır, eşitsizlikleri derinleştirir.

Çatışma ve krizler arttıkça bakım sistemlerinin işlevselliği zayıflar. Bunun olumsuz etkileri en çok kadınlar ve kız çocukları tarafından deneyimlenir. Çatışmalar ve çevresel afetler bakım hizmetlerini ve altyapıyı zayıflattığında veya ortadan kaldırdığında, bakım sorumluluklarını çoğunlukla kadınlar ve kız çocukları üstlenir. Bu durum önemli toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğurur.  

  • Kriz ortamlarında kadınlar, erkeklere göre yaklaşık dört kat daha fazla ücretsiz bakım işi yapmaktadır.  
  • Örneğin Ukrayna’da kadınlar, erkeklere göre haftada 16 saat daha fazla ücretsiz bakım işi yapmaktadır. Bu durum Şubat 2022’den bu yana ekonomide yaklaşık 72,5 milyar ABD doları kayba yol açmaktadır.

5. Bakım ekonomisine yapılan yatırımlar dönüştürücü ve sürdürülebilir getiriler sağlar.

Bakım sorumluluklarının yoğunlaşması, kadınların eğitim, ücretli çalışma ve toplumsal yaşama katılım gibi temel haklarına erişimini kısıtlar; aynı zamanda uzun süreli ve yoğun bakım verme koşulları kadınların fiziksel ve ruhsal sağlıklarını olumsuz etkiler. Hane içinde sunulan bakım, çoğu zaman gerekli destek ve hizmetlerle tamamlanmadığında, her zaman nitelikli ve sürdürülebilir olmayabilir. Bu durum hem bakım alan kişilerin iyi olma hâlini hem de bakım verenlerin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bakım, hem bakım alanların hem de bakım verenlerin hayatın her alanına eşit katılım hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler nitelikli bakım hizmetlerine erişemediğinde, potansiyelleri tam olarak gelişemez ve nitelikli insan kaynağının oluşumu da sekteye uğrar. Bu nedenle bakım sistemlerine yatırım yapmak, toplumların krizlere karşı dayanıklılığını artırır, eşitsizlikleri azaltır ve herkes için daha kapsayıcı ve dirençli toplumların inşasına katkı sağlar.

  • Bakım ekonomisine yatırım, kuşaklar boyunca etkisini sürdüren ve hem insanların hem de gezegenin refahına katkı sunan çok boyutlu kazanımlar üretir.
  • Bakım hizmetlerine yapılan yatırımlar, 2035 yılına kadar yaklaşık 300 milyon yeni insan onuruna yakışır iş yaratabilir.
  • Bakım ekonomisi, emek yoğun yapısı sayesinde diğer bazı sektörlere kıyasla daha düşük çevresel etkiyle büyüyerek sürdürülebilir kalkınmayı destekler.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin “Bakımı Dönüştürün” (Transform Care) girişimi, 50’den fazla ülkede bakım sistemlerini güçlendirmeyi hedeflemektedir. 2035’e kadar;  

  • 2,9 milyar kadın ve kız çocuğuna ulaşmayı,
  • 260 milyon insan onuruna yakışır iş yaratmayı,
  • Kadınlar ve kız çocukları için 10 trilyon saat zaman tasarrufu sağlamayı hedeflemektedir.

UN Women, hükümetleri ve özel sektör ortaklarını, toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletmek, ekonomik refahı artırmak ve gelecek kuşakların dayanıklılığını güçlendirmek için en akılcı ve acil adımlardan biri olarak güçlü ve eşitlikçi bakım sistemlerine yatırım yapmaya çağırıyor.