Hatice Öztürk: “Kadın Yaşam Merkezi hayatıma dokundu. Sadece bir iş vermedi, sesimi kazandırdı, özgüven verdi, yolumu açtı.”
Tarih:
Hatice Öztürk, Adana’da Kadın Özgürlük ve Eşitlik Derneği (KÖVED) tarafından kurulan ve Japonya Hükümeti’nin finansal desteğiyle yürütülen bir proje kapsamında UN Women tarafından desteklenen Kadın Yaşam Merkezi’nde çalışıyor. Merkeze ilk olarak yararlanıcı olarak gelen Hatice Öztürk, psikolojik destek aldı, güçlenme oturumlarına katıldı, ardından destek personeli olarak ekibe dahil oldu. Bugün ise, erken yaşta evliliklerin önlenmesine katkı sunmak amacıyla bir sağlık arabulucusu olarak görev yapıyor. Öztürk’ün hikayesi, güvenli alanların kadınların özgüven kazanmasına, güçlenmesine nasıl katkı yaptığını gösteriyor.
“Ben Hatice. 31 yaşındayım. Evliyim ve üç çocuk annesiyim. Okul hayatım beşinci sınıfta bitti. ’Kızlar okumaz’ denildi ve okuldan alındım. Eve katkım olsun diye tekstil işinde çalışmaya başladım. Beş yıl boyunca çalıştım ama aileme göre benim için asıl yol belliydi: evlilik.
17 yaşında evlendim. 18 yaşında ilk çocuğumu kucağıma aldım. Annelik ne demek bilmiyordum; çünkü ben de çocuktum. Yıllar böyle geçti. Ev işi, çocuk bakımı, dışarı pek çıkmadığım bir hayat… Evlilik; kocana, evine, kayınvalidene, kayınbabana hizmet etmekti. Ben de öyle yaşadım. Üç çocuğumla birlikte büyüdüm aslında. Bugün kızım 13, büyük oğlum 11, küçük oğlum 9 yaşında.
Bir gün çocukları okula götürürken bir arkadaşım, mahallede bir Kadın Yaşam Merkezi açıldığını söyledi. ’Gel birlikte gidelim, çok güzel etkinlikler var’ dedi. Merkeze gittim ve o gün hayatımın yönü değişti.
Kadın Yaşam Merkezi’nde daha önce hiç bilmediğim şeyleri öğrendim. Kadın haklarını, çocuk haklarını, kadın sağlığını… Hem kendim için hem çocuklarım için psikolog desteği aldım. İlk kez kendimi değerli hissettim. Dinlendim, anlaşıldım, güçlendim. Orası benim için bir kurumdan çok daha fazlasıydı; bir annenin evi gibiydi. Derdimi anlatabildiğim, kapısından geçerken selam vermek istediğim güvenli bir yerdi.
Bir gün çalışmak istediğimi söyledim. Bana ’Burada çalışmak ister misin?’ diye sordular. Benim için çok büyük bir teklifti. Bugün Kadın Yaşam Merkezi’nde temizlik personeli olarak çalışıyorum. Kapıları açıyorum, odaları temizliyorum, çiçekleri suluyorum. Çamaşırhaneyle ilgileniyorum; çamaşır getiren kadınlara yardımcı oluyorum. Çamaşırhanede kendi kurduğum bir sistemle randevu veriyorum. Kadınların çamaşırları karışmasını diye bir düzen sağladım.
İşe başladıktan sonra evde de çok şey değişti. Eşim en büyük destekçim oldu. Eskiden ev işlerine hiç karışmayan eşim, şimdi evi süpürüyor, bulaşık yıkıyor. Çocuklar bu düzene alıştı. İlk başta zorlandık ama birlikte başardık. Ekonomik özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrendim. Çünkü bir kadın kendi parasını kazanabildiğinde, kendi kararlarını da alabiliyor. Evi de, çocukları da ayakta tutabiliyor.
Kadın Yaşam Merkezi’ne geldikten sonra çevrem genişledi. Daha önce pek kimseyle konuşmayan ben, şimdi mahallede herkesle selamlaşıyorum. Burada çalıştığımı biliyorlar. Sosyal bir kadın oldum. Akrabalarımı, yengelerimi, kuzenlerimi buraya getirdim. Onlar da etkinliklere katılıyor.
Şimdi erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleyi hedefleyen bir projede yer alıyorum. Projede altı kadınız ve sağlık aracıları olarak sahaya çıkacağız. Evleri ziyaret edeceğiz, kadınlarla konuşacağız, erken yaşta evliliğin sağlık, psikolojik ve sosyal etkilerini anlatacağız. Bu konuda üç gün eğitim aldık. Yasaları öğrendik. Ben bunları bilmiyordum. Kimse bana anlatmamıştı.
Ben erken yaşta evliliği yaşadım. Ben de çocuktum. Daha ne olduğunu anlamadan evlendim. Sağlık sorunları yaşadım, hastaneye kaldırıldım. Bunlar konuşulmayan ama gerçek olan şeyler. Şimdi bildiklerimi başkaları da bilsin istiyorum. Bir çocuğun, bir kız çocuğunun aynı şeyleri yaşamasını istemiyorum.
Kadın Yaşam Merkezi hayatıma dokundu. Sadece bir iş vermedi, sesimi kazandırdı, özgüven verdi, yolumu açtı. Bugün kendi kararlarını alabilen bir kadınım. Dileğim, tüm kadınların hayatının böyle güvenli alanlarla, dayanışmayla ve bilgiyle değişmesi.
Çünkü bazen bir kadının hayatını değiştirmek için önce dinlemek yeter. Ben dinlendim. Sonra güçlendim."
Hatice Öztürk, Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği’nin (KÖVED), Kadın Koalisyonu ile birlikte hayata geçirdiği ve Adana Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürüttüğü Kadın Yaşam Merkezi’nde çalışıyor. UN Women Türkiye’nin, Japonya Hükümeti’nin finansal desteğiyle yürüttüğü “Deprem Sonrası Kadın ve Kız Çocuklarının Koruma Hizmetlerine Erişimi” projesi kapsamında KÖVED ortaklığıyla destek verdiği Kadın Yaşam Merkezleri, bölgedeki kadınlar, kız çocukları ve aileleri için kapsayıcı ve erişilebilir bir ortam sunarak psikososyal ve hukuki danışmanlık hizmetleri veriyor, güçlenme odaklı atölyeler, beceri geliştirme faaliyetleri ve topluluk buluşmaları düzenliyor.